Genel

Rıza Tevfik Bölükbaşı Biyografisi

8 Eylül 2020

Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI, filozof, devlet adamı ve şairdir. 1869 yılında o dönemde Osmanlı’nın sınırları içinde bulunan ve Edirne’nin bir kazası olan Cisr’de dünyaya geldi. Bu kaza şuan Bulgaristan’ın Hasköy ilinin Svilengrad ilçesidir. Babası Hoca Mehmet Tevfik Efendi mülkiye kaymakamlığı görevinde bulundu. Rıza Tevfik Bölükbaşı bu görevden emekli olunca ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Buradaki bir Musevi okulunda öğretmenlik yapmaya başladı. Oğlu Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI’nı görev yaptığı okulda öğrenime başlattı. Bu öğrenim boyunca Yahudi İspanyolcası ve Fransızca dillerini öğrendi. 1879 yılında babası savcı yardımcısı olarak atanınca ailesiyle İzmit’e göç etti. Burada annesi Münire Hanım’ı sıtma hastalığından kaybetti. Yaşanan olay üzerine ailesiyle İstanbul’a geri döndü.

Öğrenim hayatına Gelibolu’da bir Ermeni mektebinde devam eden Rıza Tevfik, daha sonra Gelibolu Rüştiyesi’nde okudu ve okulunu birincilikle tamamladı.Üçüncü sınıftayken babası vefat etti kaybetti. Yaşadığı acı olaydan sonra ihtilalcilikle suçlamasında bulunduğu iddia edilerek bazı hocaları ve kendisi gibi öğrenci arkadaşlarıyla birlikte okuldan atıldı. Öğrenimini sürdürebilmek için girdiği Tıbbiye’de de Namık Kemal’in şiirlerini okuması, cumhuriyet rejimini övmesi nedeniyle aynı suçlamayla bu okuldan da atıldı.

Umumi Mektepler Nazırı Mustafa Zeki Paşa’ya bu durumu bildiren bir dilekçe yazınca okula kabul edildi. Sonraki yıl bir kahvehanede hürriyet, cumhuriyet rejimi gibi kavramlarını öven bir konuşma yapınca hapse atıldı. Aracılar sayesinde hapisten tahliye olduktan sonra öğrenimine kaldığı yerden devam etti.

Rıza Tevfik Bölükbaşı Kimdir?

Tıbbiyede son senesindeyken ilk Türk kadın pedagoji öğretmeni Ayşe Sıdıka Hanım ile evlendi. Bu evlilikten 3 çocuğu oldu. 1897 yılında okulunu bitirip doktor oldu. Gümrük idaresi, Cemiyeti Tıbbiyeyi Mülkiye ve Karantina İdaresinde doktorluk mesleğini yaptı. Rıza Tevfik Bölükbaşı 1903 yılında eşi hayatını kaybetti. Sonraki yıl ikinci evliliğini Nazlı Hanım ile gerçekleştirdi. Bu evliliğinden iki çocuğu oldu. Henüz gizliyken İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne 1907 yılında Manyasizade Refik Bey’in ısrarları üzerine katıldı. 1908’li yıllara gelindiğinde Ulum-u İktisadiye ve İçtimaiye Mecmuası’nın kurucularından biri oldu. Dergide yazılarını yayınladı.

İttihat ve Terakki Cemiyetine katılmasının üzerinde bir sene geçmesinin ardından Meşrutiyet ilan edilince halk tepki gösterdi. Bu tepkileri Selim Sırrı Tarcan ile birlikte halka yaptığı konuşmalarla bastırmayı başardı ve hatiplikteki yeteneğini kanıtladı. Siyasete adım atması Osmanlı Meclisine Edirne mebusu olarak seçilmesiyle gerçekleşti. 1910 yılında İttihat ve Terakki Fırkası meclisi feshedince vekillikten istifasını verdi. Bu olayın ardından iki yıl geçtiğinde Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katıldı. II. Abdülhamit’ten af dilemek amacıyla bir şiir kaleme aldı. Rıza Tevfik Bölükbaşı  eski partililer tarafından linç edilmesi ve İttihat ve Terakki üyelerince hapsedilmesi olaylar yaşadığı siyasi bir dönem geçirdi.

İkinci defa mebus olmak için aday oldu fakat seçilemedi. Böylece siyasi hayatına ara vermek durumunda kaldı. Bu dönem boyunca yazarlık yapmayı da sürdüren Rıza Tevfik Bölükbaşı, çeşitli dergilerde ve gazetelerde yazılarını yayınladı. Şiir türündeki eserlerinin yanı sıra felsefe ve edebiyat konularında makaleler kaleme aldı. Öğrencilik yıllarında olduğu gibi kıraathanelerde ve çeşitli toplanma yerlerinde halka seslenmeye devam etti. Konuşmalarında savaş karşıtı bir tema işledi ve Osmanlı’nın sürüklendiği I. Dünya Savaşı’nın yol açacağı zararları anlattı.  Türkiye’deki ilk Felsefe derslerini vermesiyle tarihe geçti. Tevfik Fikret 1915 yılında vefat edince onun yerine edebiyat öğretmenliği de yaptı.

Rıza Tevfik Bölükbaşı Hayatı

Siyasete 1918 yılında son Osmanlı kabinesinde Maârif Nâzırı (Eğitim Bakanı) göreviyle döndü. 1919 ve 1920 yılları arasında Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisliği görevine atandı. Bu tarihlerde Darülfünun’da felsefe ve estetik dersleri verdi. Rıza Tevfik Bölükbaşı Sultan Vahdettin ve Damat Ferit Paşa’nın baskısıyla 1919 yılında Paris’te bulunan Barış Konferansı’na Osmanlı’yı temsilen katıldı. Daha sonra Sevr antlaşmasını imzalayan heyette bulunmak durumunda kaldı. Bu durum Darülfun’undaki öğrencilerinin büyük tepki vermesine yol açtı.

 Daha sonra fakültede yapılan Fuzuli’nin etnik kökeni konusundaki tartışmalarda yaptığı konuşmalarla öğrenciler arasında tepkiye neden oldu. Yaşanan olaylardan sonra öğrenciler Rıza Tevfik BÖLÜKBAŞI ve diğer öğretim görevlilerini istifaya zorladı. Protestoların ardından okul yönetimince süresiz uzaklaştırıldı. Karar üzerine istifa etti. Milli mücadele karşıtı kişilerden Ali Kemal linç edilince endişeye kapıldı ve ülkeyi terk etti. Bir buçuk senenin geçmesinin ardından TBMM tarafından çıkarılan ve sürgüne gönderilecek kişilerin belirlendiği Yüzellilikler listesinde adı yer aldı.

Rıza Tevfik Bölükbaşı Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyette yer alması bu listeye girmesinin başlıca nedenlerinden oldu. ABD, Hicaz, Lübnan ve Ürdün ülkelerinde sürgün hayatı yaşadı. Ürdün’de kendisine Ürdün kralı tarafından resmi görevler verildi. Bir süre görev yaptıktan sonra 1934 yılında emekli oldu ve Lübnan’a yerleşti. 1939 yılında Af Kanunu çıkması üzerine 1943 yılında Türkiye’ye döndü. Felç olmasının ardından hastaneye yatırıldı. Tedavisi sürerken 31 Aralık 1949’da zatürre nedeniyle hayatını kaybetti. Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’na defnedildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir