Genel

Neyzen Tevfik Kimdir? Neyzen Tevfik Biyografisi

4 Ağustos 2020

Neyzen Tevfik, 24 Mart 1879 tarihinde Bodrum’da doğmuştur. Asıl adı Tevfik Kolaylı’dır. Memleketi Samsun Bafra’nın Kolay semtinden olduğu için Kolaylı soyadına sahiptir. Babası öğretmen olan Neyzen Tevfik, babası Urla’da görev yaptığı sırada usta bir neyzen olan Berber Kazım ile tanışmış ve ondan ney dersleri almıştır.

Ney dersleri almaktayken ilk sara nöbetini geçiren Neyzen Tevfik, okulu bıraktı. Babasının onu yatılı İzmir İdadisine yazdırmasından bir süre sonra sara nöbetleri tekrar nükseden Tevfik, İzmir Mevlevihanesine girdi. Tevfik bu mevlevihanede Şair Eşref, Tevfik Nevzat, Ruhi Baba gibi ünlü isimlerle tanıştı ve onlardan Türkçe, Arapça ve Farsça derslerinin yanında edebî dersler de aldı. Ders aldığı günlerde (Mart 1898) ilk şiiri döneminin ünlü dergisi olan Muktebes’te yayınlandı.

1898 yılında babasının öncülüğünde İstanbul’daki Fethiye Medresesine kaydoldu. Fakat okulda olması gereken zamanının çocuğunu Galata ve Yenikapı Mevlevihanelerinde geçirmiştir. Bu dönemde Mehmet Akif Ersoy ile tanıştı ve Mehmet Akif, Neyzen Tevfik’in diğer ünlü edebiyatçılarla tanışmasına vesile olmuştur.

Medrese kıyafeti olan cüppe ve şalvar yerine setre pantolon giymesi, akşamları medresede kalmaması ve konuşmaları sebebiyle 1901 yılında Fethiye Medresesinden ayrılmaya zorlandı. Kalacak yeri olmayınca önce Fatih’te bulunan Şekerci Hanı’na sonrasında ise Çukurçeşme’de bulunan Ali Bey Hanı’na yerleşti. Bu handa bir süre konakladıktan sonra babasının arkadaşı olan Şeyhülislam Musa Kazım Efendi, Neyzen Tevfik’i kendi derslerine aldı.

Şeyhülislam sayesinde Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci gibi edebiyatçılarla tanışan Neyzen Tevfik, Mehmet Akif Ersoy ile arkadaşlığını ilerletti ve ona ney dersleri verdi. Bunun karşılığı olarak Mehmet Akif Ersoy da Neyzen Tevfik’e Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri verdi. Bu dönemde Mahmut Kemal, Tevfik Fikret, Uşakizade Halit Ziya, Ahmet Rasim, Tanburi Cemil gibi sanatseverlerle arkadaşlık yaptı.

Plak ticaretini İstanbul’da ilk yapanlardan olan Hafız Aşir Bey ile (Gülistan Plak dükkanı sahibi) 1900 yılında plak doldurma işine girişti. Neyzen Tevfik’in plakları sarhoş doldurması sebebiyle plak doldurma işleri geç tamamlansa da plaklar sorunsuz şekilde piyasaya sürüldü. Azab-ı Mukaddes kitabındaki önsözünden yola çıkarak yüze yakın plak doldurduğu söylenir.

Bir gün bir kıraathanede istibdat karşıtı görüşleri sebebiyle hiddetli konuşmalar yapmış ve aynı masada oturup kendisini dinleyen bir kişi tarafından ihbar edilmiştir. Neyzen Tevfik, sorunlu sorguların ardından on beş gün sonra serbest bırakıldı.

Serbest bırakıldıktan sonra hayatı bir Sütlüce Bektaşi Tekkesi bir Beyoğlu Meyhanesinde geçen Tevfik, siyasi baskılara dayanamayarak 1902 yılında Mısır’a taşındı. Mısır’daki zamanlarına ait pek bilgi bulunmayan ünlü neyzenin geçimini hicivleri ve ustaca kullandığı neyi ile sağladığı biliniyor. Mısır’da bir arkadaşı ile Neyzenler Kahvehanesi açtı ve Saz Bahçesinde ney çalarak plak doldurduğu da edinilen bilgiler arasında.

Dost meclisinde Jön Türkler ilke ilgili konuşmada içkili haliyle tabancasını ateşlemiş ve bu olayın duruşmasında hakime ters cevap vermiş olduğu için altı ay hapisle cezalandırılmıştır. Hapse girdikten sonra yazdığı itiraz dilekçesi kabul edilince bir buçuk ay hapis yattıktan sonra salıverildi.

İkinci Abdülhamid için yazdığı hicvi yayınlanınca hakkında tutuklama kararı çıkartılan Neyzen Tevfik, Kaygusuz Sultan Bektaşi Tekkesine sığınarak bu hapisten kurtuldu.

İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte önce İzmir’e sonra İstanbul’a döndü. Çemberlitaş’ta bir hana yerleşti. Ferah Tiyatrosunda sergilenen Sabah-ı Hürriyet isimli oyunun İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından yasaklanması hakkında yaptığı konuşma sonucunda tutuklandı fakat kısa süren esaretinin ardından serbest bırakıldı.

1910 yılında evlendi. Bu evlilikten Leman isimli bir kızı oldu.

Birinci Dünya Savaşı sırasında mehterbaşı olarak askerliğini yaptı. Düzene ayak uyduramayan Neyzen Tevfik, komutanı Muhtar Paşa ile kavga etti ve askerlikten atıldı. Sonrasında Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın evinde verilen Mehter Takımı konserinde çaldı. Bu sırada konseri izleyen Almanya’nın kuvvet komutanının ilgisini kazandı ve bu sebeple komutanın görev yaptığı Romanya’ya giderek orada konser verdi.

1919 yılında ilk kitabı olan Hiç’i yayınlattı.

1923 yılında Ankara’ya, kardeşinin evine yerleşti. Bu sürede Kurtuluş Savaşı ve Atatürk lehine şiirler yazdı. 1926 yılında Atatürk ile tanıştı. 1927 yılında ise sara nöbetlerinin ve alkol tüketiminin artması sebebiyle Toptaşı Tımarhanesi ve Zeynep Kamil Hastanesindeki tedavileri arasında adeta mekik dokudu. 1928 yılında Mehmet Akif Ersoy’u görmek için Mısır’a gitti ve aylarca orada yaşadı.

1930lu yıllarda maddi durumunu düzeltmesi adına vali ve belediye başkanı aracılığıyla konservatuarda işe sokuldu. 1940lı yıllarda ise doktor dostu Mazhar Osman ve valilik aracılığı ile Bakırköy Akıl Hastanesinde ismine oda ayrıldı. Neyzen Tevfik bu hastaneye istediği zaman gelir, istediği zaman buradan giderdi.

1946 yılında gazeteciler için yapılan gecede çaldığı ney ile herkesi büyüledi. Dostu olan İhsan Ada, 1949 yılında Neyzen Tevfik’in eserlerini kitaplaştırdı. 1950li yılların başlarında Neyzen Tevfik birkaç filmde oynadı. 1952 yılında ise Şehir Komedi Tiyatrosunda jübilesini verdi. 28 Ocak 1953 tarihinde ise vefat etti.

Neyzen Tevfik’in düzenli bir geliri hiç olmadı. Cenaze törenine katılan kalabalık, sayılamayacak derecedeydi.

Şiir Kitapları:

  • Hiç (1919)
  • Azab-ı Mukaddes (1949)

Besteleri:

  • Nihavent Saz Semaisi
  • Taksimler Taş Plağı
  • Şehnazbuselik Saz Semaisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir