Genel

Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi Kimdir? Müeyyedzade Çelebi’nin Biyografisi

27 Temmuz 2020

Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi, 1456 yılında I. Selim döneminde dünyaya gelen Türk Devlet adamı, Rumeli devlet askeri ve şairdir. Memleketi Amasaya’dır. Şeyhi olan dedesinin adı Şemseddin Müeyyed Çelebi olduğundan kendi adını da buradan alır. Babası Ali Çelebi ise dönemin Amasya valisi olarak görev yapıyordu. Ayrıca Şehzade Bayezid’in nişancısıydı. Buradan da anlaşılacağı oldukça iyi bir aileden gelmiştir. Şehzade Bayezid ile güzel bir dostluk kuran Çelebi aynı zamanda kurduğu bu dostluğun getirdikleri ile II. Mehmet tarafınca idam fermanına tabii tutuldu. Bunun sebebi ise o dönemde kendisinin Şehzade Bayezid’i afyona alıştırdığı söylentilerinden kaynaklıdır.

Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi, idam kararının ardından ilk olarak Halep’e daha sonra da Şiraz’a kaçarak bu bölgelerde saklandı. Bu süreçte ise Celalüddin-i Divani’nin öğrencisi oldu. Şehzade Bayezid’in tahta geçmesi ile kaçmayı bırakarak tekrardan İstanbul’a döndü. Böylece yıllar süren kaçışı bitmiş oldu. İstanbul’a geldikten sonra burada ilk başta Kalenderhane Medresesinde müderreslik görevine geçti. Daha sonra ise Sahn-ı Seman medresesine müderris olarak atandı. Medrese eğitimi verirken gelen bir karar ile terfi edildi ve Edirne Kadısı olarak görev yapmaya başladı. Sonraki yıllarda ise Anadolu Kazaskeri olmayı başardı. Kazaskeri olarak çalışmalarına devam ettiği dönemde Şehzade Selim tarafını tutan ve Şehzade Ahmet tarafını tutan yeniçeriler arasında husumet ortaya çıkınca bu kargaşada evi yağmalandı. Olayın ardından bu tarz durumlardan biraz da olsa uzak durabilmek adına emekliğe ayrılma kararı aldı.

I. Selimin tahta çıkması ile birlikte yeniden göreve alınan Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi, ilk olarak Karaferye kadısı oldu. Bir sonraki sene ise Rumeli kazaskerliğine atandı. Burada görev yaparken Şah İsmail’e karşı yapılan Çaldıran Muharebesinde yer aldı. Seferin ardından daha fazla bu olaylara gücünü yettiremedi ve görevinden yeniden emekliye ayrıldı. Aradan iki yıl geçtikten sonra 1516 yılında İstanbul’da vefat etti.

Edebi Kişiliği

Çelebi, mesleği alanında kaleme aldığı eserlerinin dışında Hatemi ismiyle de şiirler yazdı. Çalıştığı dönemde sarayda görev alan Mihri Hatun’un yazdığı şiirlerden etkilenerek şiire yöneldiği de söylentiler arasında yer alır. Türkçe, Farça ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde şiirlere imzasını attı. Latifi adında bir tezkirede kendisi hakkında Osmanlı döneminde ilk özel kütüphanesi olan kişi olarak belirtilir. Aynı zamanda yaklaşık olarak 7000 cilt kitabı da bulundurduğu geçilen kayıtlar arasında yer alır. Müeyyedzade Abdurrahman Çelebi,tarafından yazılmış olan on iki tane ser vardır. Aynı zamanda mantık ve felsefe alanında da yapıtlar kaleme almıştır. Bazı eserleri şu şekildedir;

  • Müeyyedzade Cöngü
  • Risale fi Tahkikü’l Küretü’l Mudahraca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir