Genel

İsmail Safa Kimdir? İsmail Safa Biyografisi

3 Temmuz 2020

21 Mart 1867 yılında Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde doğan yazar ve şair İsmail Safa, birçok şair ve yazarın övgüsünü kazanmış, duygu yüklü şiirler yazan bir şairdir.

Dedesi Trabzonlu ticaret erbabı, babası da şair Mehmed Behçet Efendidir. Anne tarafından soyu ise Fatih Sultan Mehmed’in akıl hocası Akşemseddin’e dayanır. Annesini 6, babasını ise 11 yaşındayken kaybeden İsmail Safa, kardeşlerini de yanına alarak Mekke’den İstanbul’a göçtü. Akrabaları tarafından 2 kardeşiyle Darüşşafaka’ya yazdırıldılar. Okulda başarılı bir öğrenciydi fakat içinde her zaman öksüz ve yetim olmanın verdiği hüzün vardı.

1886’da Darüşşafaka’dan mezun olan Safa, Evkaf Nezaretine (Vakıflar Genel Müdürlüğü) memur olarak girdi. Kısa bir süre burada çalıştıktan sonra İstanbul Telgrafhanesine atandı. 1887 yılında ise Mekteb-i İdadi-i Mülki’de (lise) son sınıf edebiyat öğretmenliği konumuna getirildi. Burada 3 yıl görev yaptıktan sonra 1890 yılında meclis kalemi olarak görev yapmaya başladı.

İlk evliliğini yaptığı Refia Hanım, 1893 tarihinde veremden öldü. Bu ölüm, İsmail Safa’yı çok etkiledi. İlk eşinin ölümünden sonra bir daha evlenen Safa, bu defa 1895 yılında kendisi vereme yakalandı. Doktorların tavsiyesi üzerine Midilli adasına, hava değişimi için gitti. Bir süre sonra İstanbul’a dönerek işlerine devam etti.

2. Abdülhamit’in bazı görüşlerine karşıydı ve kendisi gibi karşı olan arkadaşlarıyla sürekli toplantılar yapıyordu. O dönemde yazdığı 2 şiir (Ey Halk Uyan, Sultan Hamid’e) sultanın sevenleri tarafından çok tepki görse de kendisi gibi karşıt olan gruplar tarafından ise takdir topladı. İsmail Safa ve arkadaşları sürekli gözetim altında tutuldu. Karşıt şiirleri, yazıları ve toplantıları son bulmayınca 1900 yılında Sivas’a sürgün edildi. Bu dönemde 2 kızını toprağa vermesi İsmail Safa’da üzüntü üzerine üzüntü, bunalım üstüne bunalıma neden oldu. Derin üzüntüsünü ilk eşinden olan Selami Safa ve ikinci eşinden olan gazeteci İlhami Safa ve ünlü şair Peyami Safa ile dindirmeye çalıştı.

Tüm bu sıkıntılar üzerine hastalığı nükseden İsmail Safa, 24 Mart 1901 tarihinde Sivas’ta vefat etti. Sivas’taki Garipler (Kimsesizler) Mezarlığına defnedildi. Bir süre sonra dönemin Sivas milletvekili Ziya Başar’ın emriyle cenazesi Paşa Camii Mezarlığına taşındı. Bir süre sonra da Paşa Camiinin yıkılma kararı çıkınca Sivas Lisesinde öğretmenlik yapan Eflatun Cem Güney’in çabalarıyla cenaze Ali Ağa Camii Mezarlığına taşındı.

İsmail Safa, tamamen kendine özgü bir stil oluşturmuştur. Bu sebeple şiirleri eski ya da yeni olarak ayrılamaz aksine onun şiirleri tüm zamanlarındır. Tanzimat’tan Servet-i Fünun’a geçiş şairlerinden olan Safa, şiirlerinde ikisine de ufak göndermeler yapmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdulhak Hamit Tarhan gibi duygusal şairleri kendine idol edinmiştir.

Şiir ve yazılarında zaman zaman Kamil adını da kullanmıştır.

Şiir Kitapları:

  • İntak-ı Hakk’ın Tahmisi (ölümünden sonra) (1912)
  • Mensiyyat (1896)
  • Mağdure-i Sevda (1891
  • Sunühat (1889)
  • Hissiyat (ölümünden sonra) (1912)
  • Mevlid-i Peder-i Ziyaret (1895)
  • HuzMa Safa (1891)

Eleştiri Kitapları:

  • Muhakemat-ı Edebiyye (ölümünden sonra) (1913)
  • Mülahazat-ı Edebiyye (1897)

Çeviri Kitabı:

  • Vehametli Sevdalar (EmmanuelGonzales’ten kardeşiyle birlikte çevirmiştir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir