Genel

İlhami Çiçek Biyografisi: İlhami Çiçek Kimdir?

30 Haziran 2020

İlhami Çiçek, 1954 yılında Erzurum ilinin Oltu ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlhami Çiçek’in ölüm tarihi ise 14 Haziran 1983 yılı olarak bilinmektedir. Tokat’ta hayata veda eden şairin ölümü ile ilgili farklı görüşler ortaya atılmıştır. İlhami Çiçek, insanlarda saygı uyandıran kişiliği ve hayranlık duyulan inceliği ile dikkat çeken bir isimdi. En çok tanınmış olan şiiri, sekiz bölümden oluşmuş olan Satranç Dersleri’dir. Başlangıçta bir şiir şeklinde düşündüğü Satranç Dersleri, Edebiyat Dergisi bünyesinde sayfa düzeni yapmakta olan Necip Evlice’nin kararı ile ikiye ayrılmış, dergiye ayrı ayrı alınmış ve böylece kalan altı bölümü de yazılabilmiştir.

Ölümünden kısa bir vakit önce ise diğer şiirleri ile beraber Satranç Dersleri adı altında kitaplaştırılmış ve Edebiyat Dergisi Yayınları’na ait kırkıncı kitabı olmak üzere neşredilmiştir. Söz konusu eseri, aynı zamanda Çiçek’in henüz yaşadığı yıllarda da yayınlanmış bir şiir kitabıdır. Şair bu kitabı için yayınevine dört adet isim sunmuştur: Kâbusa Beyaz Bir Su, Düş Gören Atlar, Satranç Dersleri ve Bu Hüznün Mesnevisi. Ancak isim tercihini yayınevi yapmış ve ortaya Satranç Dersleri kitabı çıkmıştır. Ayrıca yazar Çiçek, üniversite yıllarında satranç turnuvasında birinci olmuş ve satranç kelimesini kullanmasının bir tesadüf olmadığını, satrancın yaşam gibi bir geometrik bir tarih olduğunu dile getirmiştir.

İlhami Çiçek Biyografisi: İlhami Çiçek Kimdir? Hayatı ve Edebi Kişiliği…

Çiçek, tanınan bir şair olarak zamanında Ahmet Oktay’ın da dikkatini çekmeyi başarmıştır. Şair Ahmet Oktay, onun hakkında konuşmuş olan nadir isimlerden biri olarak karşımıza çıkar. Onun için “İslâmcı Şair” diyen Oktay’ın düşüncesine göre Çiçek’in şiiri şu şekilde tanımlanabilirdi: İlhami Çiçek, İslâmcı şiirin yükselmesinde katkısı olan ancak modernist türdeki şiirle bağ kurmak üzere şiirlerini yazan ve bu şiirleri içerisinde gizliden gizliye günah ve zina konularına ilişkin imgeler kullanan bir şairdi. Yine hakkında konuşan isimlerden biri olan Mehmet H.Doğan da şairi sağ şiir grubuna almaktaydı. Ona göre de Çiçek’in şiirleri, sağ şiirin ve İkinci Yeni’nin ilk senelerindeki imgeleri canlandırma devrini yaşayan bir örneğiydi.

Bunlarla beraber Çiçek, bir Nazım Hikmet için “Nâzım’ın toprağını ve toprağın insanını ilk kez sözlerle okşayabilen şairdi”. Cahit Zarifoğlu için ise şair, onun sanatının sevilebilmesini ve saygı duyulabilmesini sağlayan isimdi. Ancak bununla beraber İlhami Çiçek’in yeteri kadar tanınmadığı düşüncesi de ağır basıyordu. İlhami Çiçek’in abisine sorulduğunda ise Mehmet Latif, abisi Çiçek’in şu mısrası ile cevap vermiştir: “Azaldı halk içinde yüzdeki ben gibiler”. Ayrıca İlhami Çiçek’in şiirleri içerisinde ele aldığı konulardan sebeple satranç taşlarının isimleri de sıklıkla geçmektedir. Bu noktada hem hayvan imgeleme, hem bol bol telmih ve teşbih sanatlarına rastlanan şiirlerinde; hüzün, kentleşme korkusu, yalnızlık, devre karşı durmaya çalışan insan modeli gibi konular da yer almaktaydı. Çiçek’in kendi yazdığı ve ardından yayımlanan eserleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yaşarken Yayımladığı Şiir Kitabı: Satranç Dersleri 1983 yılında yayımlanmıştır.
  • Ölümünden Sonra Yayımlanan Şair Hakkındaki Kitap: GöğEkin adında kardeşi M.Latif tarafından 1991 yılında yayımlanmıştır ve kitap içerisinde şiirleri, öyküleri ve yaşamı hakkında yazılar yer alır.

İlhami Çiçek Biyografisi: İlhami Çiçek Kimdir? Ölümü Hakkındaki Görüşler…

İlhami Çiçek’in ölümüne dair resmî bir rapor bulunmamaktadır. Bu durum, vefatına dair farklı fikirlerin ortaya atılmasına ve tartışmalar çıkmasına sebep olmuştur. Fikir beyan edenlerden bir bölümü, şiddetli bir şekilde epilepsi nöbeti geçirdiğini, bu sırada aklî melekeleri kaybettiğini ve bu sebeple de pencereden atlamış olduğunu dile getirirler. Diğer bir görüş ise intihar etmek düşüncesiyle pencereden atladığını ifade eder.

İlhami Çiçek Biyografisi: İlhami Çiçek Kimdir? Ölümü hakkındaki görüşler arasında bir görgü tanığının ifadesi şu şekildedir: “Çiçek, geçirdiği hastalık sebebiyle ölmedi. O intihar etmiştir. Tokat’taki askerlik görevi sırasında ki ben de o dönemde orada bir askerdim. Cansız bedeni, ta ki akşam karanlığı düşene kadar düştüğü yerde bekletildi. Bizim bölük tadat alanına geçerken onun üzeri artık kahverengi bir örtü ile örtülmüştü. Ardından da ambulans çağrıldı ve Çiçek oradan kaldırıldı.” Bu sözlerin aksine 1984 tarihli olan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı içerisinde ise şu görüş savunuldu: “İlhami Çiçek, daha öncesinde yakalanmış olduğu sara hastalığı sebebiyle geçirdiği bir kriz sonucunda vefat etmiştir.”

İlhami Çiçek Biyografisi: İlhami Çiçek Kimdir? Ölümü hakkındaki görüşler arasında İsmail Bingöl de fikrini şu şekilde dile getirir: “Askerliğinin bitişine çok kısa bir zaman kala geçirmiş olduğu kuvvetli bir kriz sonucunda vefat etmiştir.” Metin Cengiz’in ileri sürdüğü görüş ise şu şekildedir: “Kemal Bey’e bu tartışmaları önlemek için tedavi edilmek üzere kaldırıldığı hastanede mi yahut askerlik yapmış olduğu kışlada mı intihar etmiş olduğunu soruyorum. Tokat şehrinde askerlik yaptığı sene içerisinde 13 Haziran tarihinde kendini pencereden atıp intihar ettiğini ifade ediyor. Bense merdivenden atlayıp intihar etmiş olduğunu duymuştum. Bu konudaki son görüş ise Mehmet Can Doğan tarafından şu şekilde ifade ediliyor: “Sara krizleri, söze sığınması, edebiyata tutunma gayreti ve yirmi dokuz yaşındayken intihar… Yakın çevresi, onun intiharını bir talihsizlik, bir sara nöbeti, bir anda parlayan kader flaşı, şiddetli bir nöbetin sonu gibi kelimelerde yorumlamıştı. Bu tür yorumlarla ve ifadelerle eylemi örtülmüş ve bir kazaya dönüştürüldü.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir