Genel

Ali Ulvi Elöve Biyografisi: Ali Ulvi Elöve Kimdir?

21 Nisan 2020

Elöve’nin 1881 yılında Selanik’te dünyaya gelmiş bir şahsiyettir. Elöve, hem Türk şair hem öğretmen, hem çevirmen ve dilci olarak bilinir. Türk edebiyatındaki ilk çocuk şairlerindendir. Edebiyat tarihi, çocuk edebiyatı ve Türkçe’nin tarihi grameri üzerine araştırmalar yapmıştır. “Dağ başını duman almış” sözleri ile başlayan “Gençlik Marşı”nın sözlerini kaleme alan yazardır. Bu marş, en önemli şiirleri arasında karşımıza çıkar. Babası Mustafa Fevzi Bey, annesi ise Ayşe Süreyya Hanım olan Elöve, ilk ve orta öğrenimlerini Selanik’te devrin modern eğitim veren okullarından biri olan Feyzi Sıbyan isimli rüştiyede okumuştur. 1985 yılında ise buradaki öğrenimini tamamlamış ve mezun olmuştur.

Ali Ulvi Elöve Biyografisi: Ali Ulvi Elöve Kimdir?  Bu konu üzerine bir başka bilgi; Elöve’nin sonrasında bir yıl Mülki İdadisi’nin beşinci sınıfına devam etmiş ve ardından okuldan ayrılıp bir yıl kadar da Selanik Frerler Mektebi’ne devam etmiş olduğunu gösterir. Daha sonrasında ise Fransızca dilini öğrenmek amacıyla ağabeyi ile beraber Manastır’a gitmiştir. Burada Manastır Frerler Mektebi’nde eğitim görmüştür. 1956 yılında eşini kaybeden Elöve, ardından çocuklarının yaşadığı İstanbul şehrine yerleşmiş, burada 1963 senesinde bir göz hastalığı sonucunda görme yetisini kaybetmiştir. 1975 yılına gelindiğinde ise yaşamını kaybetmiştir ve Bülbülderesi Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Ali Ulvi Elöve Biyografisi: Ali Ulvi Elöve Kimdir? Kariyer Adımları-1

Bu bilgilere Elöve’nin Tesalya Golos Telgrafhanesi bünyesinde posta katipliği yaptığını, Serez Ecnebi Muharebe Telgraf bünyesinde ise memurluk yaptığını söyleyerek başlayalım. Ardından tekrar Selanik’e dönmüş olan Elöve, Selanik Darülmuallimin-i İptidaisi’ni bitirmiştir. Sonrasında ise sınava girerek ilkokul öğretmenliğine hak kazanır. 1898 ve 1905 yılları arasında ise Fevziye Mektebi’nde Fransızca ve Türkçe dersleri vermiş olan Elöve, bir yandan da ağabeyi Necip Necati’nin söz sahibi olduğu “Çocuk Bahçesi” adlı derginin yazı işlerini yürütmüştür. Buradaki görevine dergi 1905’te kapanana kadar devam etmiştir. Sağlık sorunları yaşamaya başlayınca da 1905 yılında öğretmenlikten ayrılmıştır.

Ardından ise Darülmuallimin Tatbikat Bölümü’ne öğretmen gürevi ile tayin edilir. Burada Mustafa Satı Bey ile beraber çalışır. Satı Bey’in bir konferansında çocuklara hitap eden şiir ve şarkıların yazılmasını rica etmesinin üzerine bu işe iyice sarılır. 1899 yılından itibaren çocuk şiirleri yazmaya başlayan ve çocuk dergilerinde bu şiirlerini yayımlayan Elöve, bu alandaki çalışmalarının bir neticesi olarak 1912 yılında “Çocuklara Neşideler”i yayımlamıştır. Bu kitabı içerisinde hem Victor Hugo, La Fontaine ve Lamartın’den çevirdiği şiirler hem de ilhamını bu şairlerden almış olduğu bazı şiirler yer almıştır.

1911 senesinden itibaren Darülmuallimin kadrosuna da dahil olmuş ve orada nahiv ve sarf dersleri vermeye başlamıştır. Bununla beraber okul bünyesinde çıkarılan ve o dönemin en önemli eğitim dergisi olan Tedrisat’ı İbtidaiyye Mecmuası’nda yazılarını yayımlamıştır. İstanbul Erkek Öğretmen Okulu bünyesinde görevi esnasında müzik öğretmeni olan Violonist Zeki Bey ve beden öğretmeni olan Flütçü Adnan Bey ile beraber Avrupa kökenli bazı besteler için güfteler yazmaya başlamıştır. I.Dünya Savaşı yıllarında okul, Moda’daki St.Joseph Lisesi’nin binasına taşınıp eğitime oradan devam edildiği sırada Selim Sırrı Tarcan kendisinden bir İsveç marşı için Türkçe 4+4 veya 8 heceli bir güfte istemiştir. Bu istek üzerine Gençlik Marşı’nın sözleri ortaya çıkmış ve ilk defa Moda’daki İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’nda söylendikten sonra ağızdan ağza hızla yayılmıştır.

Ali Ulvi Elöve Biyografisi: Ali Ulvi Elöve Kimdir? Kariyer Adımları-2

Söze Elöve’nin 1911 senesinde Feyz-i Sıbyan okulunun ilk kurucusu olan yazı işleri memuru Mısırlı Tevfik Efendi’nin kızı Ayşe Letafet Hanım ile evlendiğini söyleyerek devam edelim. Bu evlilikten 1914 senesinde kızı Sema (Saliha Selma) ve 1926 senesinde ise oğlu Mustafa Emil dünyaya gelmiştir. Selanik’te kapatılmak durumunda kalan Fevziye Sıbyan Mektebi, 1917 senesinde İstanbul üzerinde “İstanbul Fevziye Mektebi” ismi ile yeniden faaliyete geçmiş ve Elöve burada öğretim işlerini denetlemekte olan kurula seçilmiştir. Ancak buradaki görevinden 1921 yılında istifa ederek ayrılmıştır.

İstanbul Darülmuallimin’e uzun seneler emek verdikten sonra 1923 yılında Adana Erkek Öğretmen Okulu için edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda okul müdürü olarak atanır. 1925’te ise Bursa Erkek Öğretmen Okulu’nda ve 18927 yılında Bursa Kız Öğretmen Okulu bünyesinde edebiyat öğretmenliği yapar. Bursa’da Kız Öğretmen Okulu bünyesinde görev aldığı sıralarda Türk Dil Kurumu’nun gramer-sentaks koluna üye olarak seçilmiştir. Elöve’ye önce Bursa Ulu Cami içerisinde bulunan iki adet Kur’an tercümesi taranması ve fişlenmesi için verilir. Ardından da pek çok tarama işi daha yapar. Bir yandan da İbrahim Şefik İşçil adındaki bir doktorla beraber tıp terimlerini Türkçeleştirmek için uğraşırlar. Bunun sonucunda “Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme” isimli eser ortaya çıkar.

Elöve, 1939 ve 1945 seneleri arasında Gazi Eğitim Enstitüsü’nde de öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Ayrıca Jean Deny’nin eserini “Türk Dili Grameri” ismi ile Türkçe’ye tercüme etmiştir. Abdurrahman Fevzi Efendi’nin “Mikyasü’l-Lisan ve Kırtasü’l-Beyan” isimli eserini de günümüz Türkçe diline çevirmiştir. Gazi Eğitim Enstitüsü’nden emekli olan Elöve, sonrasında da Türk Dil Kurumu bünyesinde uzman olarak çalışmaya devam etmiş; ancak 1975 yılına gelindiğinde hayatını kaybetmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir