Genel

Abdullah Bosnevi Kimdir?Abdullah Bosnevi’nin Biyografisi

13 Nisan 2020

Abdulalh Bosnevi 992 (1584) yılında dünyaya geldi. Tahsilline ve eğitim yaşamına doğum yeri olan Bosna’da başladı. İstanbul’da eğitimine devam eden Abdullah Bosnevi sonrasında devrinin önemli bir kültür hazinesi olan ilim yuvası Bursa’ya giderek, Orada Hasan Kabâdûz’a intisap etti. AbdulalhBosneviayrıca, ŞeyhAbdulmecidHalvedin’den de istifade ederek ilim dünyasını giderek daha da çok zenginleştirdi. Daha sonra Mısır’a giden Abdullah Bosnevi sonrasında da haccagitti. Yüce tasavvuf bilgisi, eşsiz ilim dimağı ve geniş tasarruf dağarcığı ile bir taraftan tasavvufun diğer taraftan Melamiliğin öncülüğünü yaptı. Böylece bölgeye tasavvufi ve kültürilmini kazandırararakbu ilimlerin öğretilmesine büyük çapta öncülük etti. Hac dönüşü kısa bir süre Şam ‘da kalarak,burada Muhyyiddin İbn’ülArabî’nin kabri yanında mütevazı bir hayat sürdü. SonrasındaKonya’yagelerek burada vefat etti. SadrettinKonavi’nin yanına defnedilerek; ebedi istirahatgâhına çekildi.

TasavvufVe İlme Mucizevî Katkıları 

Abdullah Bosnevi, fıkıh ve tasavvufi düşünceaçsından tarih ete çok önemli bir yere sahiptir. Tasavvufi, kişiliği ve önemi en çok Fuşûşü’l-hikem’i tercüme etmesi ile dikkat çekmektedir. Bu eser sayesinde ününü geniş ilim ve tasavvuf çehrelerine kanıtlayarak birçok İslam Ülkesinde Şarihu’lFusûs lakabı ile tanınmıştır. Kâtip Çelebi gibi çok sayıda âlim ve bilgin, Fuşûşşerhinden övgüile bahsederek adeta eserin ilmi ve tasavvufi dünce ikliminde giderek kaybolmaktadır. Tecelliyâtüarâ ‘isi’n-nüşûş fi manaşşâtihikemi’i –Fuşûşadını taşıyan bu şerh, vahdet-i vücut un temel  felsefesini  temel  ıslahatlarını  ele alarak  ikibab halinde incelemeye almıştır. Konuların en ilgi çeken ve en önemli   bölümleri şunlardır: Hatm-i velayet, gayb –mutlak, a’yân-ı  sâbite,hazarât-ı hams, nübüvvet,velayet,ilm-i zâhir,ilm-i bâtın, mahabbet ,hak’ikati-i Muhanned,iye ,mürşid-i kâmil’dir.

Abdullah Bosnevi, Kur’ân-ı Kerim ‘de geçen Peygamberlerle ilgili verilen haberlerinkendi dili ile değil; Arapçaolarak bildirilmiş olmasını bir işaret olarak görür. Ve herkesin içinde bulunduğu toplumun dili ile konuşması gerektiğini ayrı bir ipucu olarak değerlendirir. Füşûş’un bunun için Türkçe şerh ettiğini söyler, çünkü eserin yayılış gösterdiği dönemin dili Türkçedir. Eserin sonunda ise bir açıklama yaparak:  tasavvufi merhale ve düşüncelerden geçmeyen zaviye şerhlerinin ve kürsü vaizlerinin bu eseriokumamaları gerektiğinedikkat çeker. Tecelliyâtü ‘arâisi’n-nüşûş Bulak (125) ve İstanbul’da (1290)  olmak üzere iki defa basılmış; Abdullah Bosnevi toplumun tasavvufi ilmi ve kültürel zenginliğine çok büyük katkılar sunmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir